SEYYİD_ÜŞ_ŞÜHEDA.sehidlerin efendisi.hz hamza..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

SEYYİD_ÜŞ_ŞÜHEDA.sehidlerin efendisi.hz hamza..

Mesaj  hureyre Bir Ptsi Kas. 24, 2008 1:09 am

Sevgili Peygamberimiz savaş sonrası Uhud'ta dolaşırken ; "Hamza'yı göremiyorum. Onun hali nice oldu" buyurdular. Hazret-i Ali, arayıp buldu.
Peygamberimiz oraya varıp akla gelmedik bir manzara ile karşılaşınca, dayanamadılar. Hazret-i Hamza'nın kulakları, burnu ve sair azaları kesilmiş, yüzü tanınmaz hale getirilmiş, karnı yarılmış, ciğerleri çıkarılmıştı.
Peygamber efendimiz mübarek gözlerinden yaşlar aktığı halde hazret-i Hamza'ya hitaben; "Ey Hamza! Hiçbir zaman, hiçbir kimse, senin kadar musibete uğramamış ve uğramayacaktır. Ey Resulullah'ın amcası! Ey Allahü teâlânın ve Resulünün aslanı Hamza! Ey hayırlar işleyen Hamza! Ey Resulullah'a koruyucu olan Hamza! Allahü teâlâ sana rahmet eylesin!.." buyurdu.
Bu sırada, karşıdan telaş içinde gelen bir kadın görüldü. Bu, sevgili Peygamberimizin halası hazret-i Safiyye validemizdi. O da, diğer hanımlar gibi, Resulullah efendimizin şehid olduğu şayiasını işitince, herşeyi unutmuş, koşa koşa Uhud'a gelmişti.
Resul-i ekrem efendimiz, halasını görünce, şehidlerin haline dayanamaz düşüncesi ile, oğlu Zübeyr bin Avvam hazretlerine; "Anneni geri çevir, kardeşinin cesedini görmesin" buyurdu.
Hazret-i Zübeyr, koşarak annesinin yanına vardı. Mübarek Hatun heyecanla; "Oğlum! Resulullah'dan haber ver!.." dedi. Yanlarına hazret-i Ali de gelmişti. O; "Resulullah hamdolsun iyidir" deyince, ferahladı, fakat; "O'nu bana gösterin" demekten kendini alamadı.
Hazret-i Ali, Alemlerin efendisini işaretle gösterdi. Hazer-i Safiyye validemiz, iki cihanın güneşini sağ olarak görünce, çok sevindi ve Allahü teâlâya hamd eyledi. Bu defa, kardeşi hazret-i Hamza'nın durumunu görmek için ileri yürümek istedi.
Oğlu Zübeyr ; "Anneciğim! Resulullah, geri dönmenizi emrediyor" deyince, hazrte-i Safiyye; "Eğer ona yapılanı bana göstermemek için geri döneceksem, zaten ben kardeşimin cesedinin kesilip biçildiğini öğrenmiş bulunuyorum. O, bu hale Allahü teâlâ yolunda uğramış bulunuyor. Biz, bu yolda daha beterlerine de razıyız. Sevabını Allahü teâlâdan bekleyeceğiz. İnşaallah sabredip, katlanacağız" dedi.
Zübeyr bin Avvam hazreleri gelip bunu bildirince, Peygamber efendimiz; "Öyle ise bırak görsün" buyurdu. Safiyye validemiz, hazret-i Hamza'nın cesedinin yanına oturdu ve sessizce ağladı.
Gelirken yanında iki hırka getirmişti. Onları çıkarıp; "Bunları kardeşim Hamza için getirdim, ona sarınız" dedi. Seyyid-üş-Şüheda yani şehidlerin efendisi olan hazret-i Hamza'yı bu hırkalardan biri ile kefenlediler.
Habibullah efendimiz, sancakdar Mus'ab bin Umeyr'in baş ucuna geldiler, hazrte-i Mus'ab'ın elleri kesilmiş, pek çok yerinden yara almıştı. Etrafı kan gölü halindeydi. Peygamber efendimiz, burada da çok hüzünlendiler ve bu aziz şehidlere hitaben, Ahzab suresinden 23. Ayet-i kerimeyi okudular. Mealen;
"Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allahü teâlâya verdikleri sözde sadakat gösterdiler. Onlardan bazıları şehid oluncaya kadar çarpışacağına dair verdiği sözü yerine getirdi (şehid oldu). Kimisi de şehid olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler" buyuruldu.

hureyre

Mesaj Sayısı : 32
Kayıt tarihi : 29/10/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz