Bazan Aziz tutar bazan zelil eder.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Bazan Aziz tutar bazan zelil eder.

Mesaj  Su Bir Cuma Şub. 13, 2009 10:37 pm

Ma'ruf el Kerhî k.s. şunu anlatır :

çölde bir genç gördüm . yüzü güzel ,saçı taranmış ,elbise ve ayakkabıları yeni idi . bu çölde bır adamın bu kadar muntazam , taze ve temiz olmasına hayret ettim ve ona selâm verip nereden geldiğini sordum .
şamdan geliyorum ,dedi

şamdan nezaman çıktın ? diye sordum

bu sabah ,diye cevap verdi . bu sözünün üzerine , onun ,, tayy-i mekân ,, yapan 1 veli olduğunu anladım . çünkü bulunduğumuz yer şam'a bir çok günlük mesafedeydi .

nereye gitmek istiyorsun diye sordum

Mekke'ye inşâALLAH ,diye cevap verdi .ondan sonra selâmlaşıp ayrıldık. bundan 3 sene sonra , bir gün evimde iken birden o aklıma geldi ve ,,acaba ona ne oldu ,,? diye düşünmeye başladım .tam bu sırada kapı çaldı .kapıyı açtığımda ,karşımda düşünmekte olduğum genç duruyordu . fakat bu sefer başı ve ayakları çıplak saçı dağınık halde ve elbiseleri yırtık idi .onu selâmlayıp içeri aldım ve sordum :

-genç
üstadım ALLAH (C.C.) beni niçin değiştirdiğini bana söylemedi .bana muamelesi hep böyledir .bazan kalbimi hoş tutar ,bazan ciğerimi yakar .bazan aziz tutar bazan zelil eder .bazan beni doyurur ,bazan aç bırakır. keşke velilerine açtığı sırlarının bazılarını bana açsaydı ondan sonra bana ne yaparsa yapsın ! dedi ve içten bir şekilde ağlamaya başladı. onun ağlaması beni de ağlattı .ondan sonra ona ayrıldığımızdan bu yana başından geçenleri bazı şeyleri anlat, dedim .

heyhât! bunu yapamam . O'nun (c.c.) gizli tutulmasını istediği şeyleri açıklayamam. fakat ,açıklamasında sakınca bulunmayan bır hâdiseyi anlatayım ,dedi ve onu şöyle anlattı :

bir ay beni aç bıraktı . bu halde bir bostanın önünden geçerken ,bir iki salatalık koparıp yiyeyim dedim ve bu maksadla bostana girdim (israf etmemek ve lüzumsuz zarar vermemek şartı ile , bir yolcu açlık ve susuzluğunu bastırmak için bahçe ve bostanlardan faydalanabilir) bu sırada bostan sahibi beni gördü , koşarak geldi ve elindeki sopayla sırtıma ,karnıma vurmaya başlayarak :

seni gidi hırsız ! bu bostana dadanmışsın .ne zamandan beri seni gözetliyordum . hele ki yakaladım . o beni dövmeye sövmeye devam ederken bir atlı belirdi ve sür'atlr yanımıza gelip bostancının elindeki sopayı aldı ve ona :
bir ALLAH velisini nasıl böyle döver ve söversin ! diye çokıştı bunun uzerine bostancı yatıştı ve aradığı hırsızın ben olmadığmı anladı ve kalbimi almak için beni evine götürdü .

Orada bana mümkün olan bütün ikramlarda bulundu ve kendisine hakkımı helâl etmemi istedi . biraz evvel dövülen bir hırsız iken ,şimdi ikrâm edilen bir veli olmuştum .

işte bana muamelesi böylesine değişkendir . bu yüzden ,ben bazan minarenin başında bazan kuyunun dibindeyim .
genç bu sözlerinni tamamladıktan sonra bostancı çıkıp geldi bütün mallarını fakirlere verdi ve gençle beraber Hacca gittiler . fakat oraya varmadan ikisi çölde öldüler .

kaynak sahabeden günümüze veliler ve kerametleri
(ismi meçhul kalan veliler bölümü )
cilt 4 sahife 417-418-419
avatar
Su
Admin

Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 17/10/08

Kullanıcı profilini gör http://hazret-forum.6forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz